Giriş

Çek, ticari hayatta yaygın kullanılan kambiyo senetlerinden biridir. Ancak çekin karşılıksız çıkması, hem alacaklının hem piyasadaki diğer aktörlerin güvenini sarstığı için — tarihsel olarak — düzenleyici ve cezai yaptırımlar devreye sokulmuştur.
Bu yaptırımların kapsamı ve kanunî dayanağı, Türkiye’de zaman içinde değişmiş; özellikle 5941 Sayılı Çek Kanunu ile bu değişim derinleşmiştir.

İşte, kanuni düzenleme + yargı içtihatları ışığında, çekte hapis cezası konusu ve emsal kararlar.


1. Hukuki çerçeve: 3167 Sayılı Eski Çek Kanunu → 5941 Sayılı Çek Kanunu

Eski düzen (3167 sayılı Kanun)

  • 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” döneminde, karşılıksız çek keşide etmek suç sayılıyor; kasten keşide edilen, ibraz süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmiş ve ödeme için karşılığı bulunmayan çekler nedeniyle; çek tutarı kadar adlî para cezası öngörülüyordu. 

  • Hatta mükerrirler (daha önce aynı suçu işlemiş olanlar) bakımından 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilebileceği düzenlemesi mevcuttu. 

Bu haliyle, karşılıksız çek keşide etmenin olası sonucu — ağır yaptırım olarak — hapis cezasıydı.

5941 Sayılı Çek Kanunu ile değişim

  • 20.12.2009’da yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu; 3167 sayılı eski kanunu yürürlükten kaldırdı. 

  • Bu yeni kanunda, “çekin karşılıksız çıkması hâlinde” suç ve ceza düzenlemesi başkalaştı. Eskiye göre — daha ağır yaptırımlar içeren — suç tanımı değiştirilmiş; 5941 sayılı Kanun’un 5. maddesinde, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu düzenlenmiştir. 

  • Ancak 5941 sayılı Kanun’da cezai yaptırım olarak doğrudan hapis değil, adli para cezası öngörülmüştür. Her bir çek için, 1500 güne kadar adlî para cezası verilebilir; fakat bu ceza, çekin karşılıksız kalan bedelinden az olamaz. 

  • Yine kanun koyucu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı gibi idari yaptırımlar getirmiştir. 

  • Bu bağlamda, modern dönemde “her karşılıksız çek → otomatik hapis” gibi bir uygulama değil; adli para + idari yaptırım öngörülüyor. 

Sonuç olarak 5941 sayılı Kanun, 3167’ye göre sanık lehine (daha hafif yaptırım) düzenleme olarak kabul edilmiştir. 


2. Yargıtay ve Anayasa içtihatları – Önemli Kararlar

Aşağıda, çekte karşılıksızlık / hapis cezası müessesine dair öne çıkan kararlar:

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 08.02.2021 tarihli (E. 2019/33664, K. 2021/1246) kararında, 5941 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi uyarınca verilen adli para cezası ve çek düzenleme yasağı cezasının verilmesi için çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edilmiş olması ve “karşılıksızdır” şerhinin kanunî usule uygun biçimde atılması gerektiğini — ayrıca şikayet hak düşürücü sürelerinin gözetilmesi gerektiğini — vurgulamıştır. Bu unsurlardan biri eksikse, mahkûmiyet kararı usulsüz kabul edilmiştir. 

  • Aynı karar ile: davada ceza verilmesi istenirken, şikayet süresi (hak düşürücü süre) göz önüne alınmamışsa infaz öncesi bozulma yapılabileceği kabul edilmiştir. 

  • Diğer yandan, Anayasa Mahkemesi (AYM), 2011/87 E., 2017/71 sayılı kararında; eski 3167 sayılı Kanun döneminde karşılıksız çek nedeniyle verilen mahkûmiyet kararlarının, 5941 sayılı Kanun ve 5271 sayılı CMK uyarınca infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesini (lehe kanun ilkesini) öngörmüştür. 

  • Yine AYM, 5941 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” gibi idari yaptırımların, suç sayılan eylemlerde uygulanabilmesine imkân verdiğini belirtmiştir; bu bağlamda “karşılıksız çek keşide etme fiili” hâlâ hukuken denetlenebilir hâle gelmiştir. 

Bu kararlar, özellikle 3167’den 5941’e geçiş ile birlikte “hapis cezası → adli para + idari yaptırım” yönündeki düzenleme değişimini netleştirmiştir.


3. Doktrinsel Değerlendirme ve Tartışmalar

  • Bir akademik çalışmada (2022) — Türk Hukukunda Karşılıksız Çek Keşide Etmek Fiiline Öngörülen Yaptırımların Tarihsel Gelişimi ve Sorunları — 1985’ten 2016’ya kadar karşılıksız çek keşide etme suçuna öngörülen yaptırımların geçirdiği altı farklı düzenleme incelenmiş, özellikle “borç için hapis cezası”nın artık çağdaş hukukta eleştiri konusu olduğu vurgulanmıştır. 

  • Aynı kaynak, 2016’daki değişiklikle birlikte çekin karşılıksız çıkmasına yönelik ceza düzenlemesinin adli para ve yazılı yaptırımlara kaydırıldığını; bu değişimin uluslararası temel hak ve özgürlük standartları ile daha uyumlu olduğunu belirtmiştir. 

  • Bununla birlikte doktrinde eleştiriler tamamen ortadan kalkmamıştır: bazı yazarlar hâlâ karşılıksız çek suçunun — özellikle ağır kusur veya kötü niyet varsa — cezai yaptırımla korunabileceğini savunmaktadır. 


4. Değerlendirme: Güncel Durum & Riskler

✅ Güncel duruma göre:

  • Güncel olarak, karşılıksız çek keşide etmek otomatik hapis cezası anlamına gelmiyor. Hüküm 5941 sayılı Kanun’da, cezai olarak adli para + idari tedbir (çek yasağı / hesap açamama) şeklinde düzenlenmiş. 

  • Hapis cezası uygulaması, ancak adli para cezasının ödenmemesi hâlinde infaz aşamasında gündeme gelebiliyor. 

  • Uygulamada ise — mahkemelerce “çekin süresinde ibrazı + karşılıksızdır şerhinin usûlüne uygun atılması + şikayet süresi vs.” unsurların gözetilmesi gerektiğini söyleyen kararlar var. Bu da “her karşılıksız çek → ceza” demek olmadığını gösteriyor. 

⚠️ Hâlâ risk var mı?

Evet — özellikle:

  • Çek süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilip “karşılıksızdır” işlemi yapılırsa;

  • Hamil (çek alacaklısı) süresi içinde şikâyet ederse;

  • Adli para cezası hükmedilir ve borçlu bu cezayı ödemezse — adli para borcunun infazı hapis cezasına dönüşebilir. 

Ayrıca, ağır kusur + kötü niyet + ticari itibar + şirket yetkililiği gibi faktörler hâlâ tartışmalı. Doktrinde, “çek güvenilirliği” ile “borç için hapis yasağı (özellikle sözleşmeden kaynaklanan borçlar için)” dengesi üzerine görüş ayrılıkları var. 


5. Sonuç 

  • Türkiye’de, 3167 sayılı Kanun döneminde “karşılıksız çek → hapis/para cezası” otomatik uygulanıyordu; ancak 5941 sayılı Çek Kanunu ile bu anlayış büyük ölçüde değişti.

  • Güncel hâliyle, karşılıksız çıkan bir çek için adli para cezası ve çek-hesap yasağı öngörülüyor; bu ceza ödenmezse infaz aşamasında hapis tehdidi hâlâ var.

  • Yargı kararları, suçun oluşması için bir dizi teknik ve usulî şart (ibraz zamanı, “karşılıksızdır” şerhi, şikayet süresi vb.) arıyor — yani her çek olayı ceza ile sonuçlanmayabiliyor.

  • Doktrinde hâlâ “çek güvenilirliği” ile “borç için hapis yasağının (özellikle sözleşmeye dayalı borçlarda) temel insan hakkı olduğu” argümanları arasında tartışma sürüyor.

Bu açıdan, çek düzenleyenler ve alacaklılar açısından en güvenli yol: • çek hesabında yeterli karşılığı bulundurmak, • bankaya ibraz süresine uymak, • ve alacaklılar için şikayet hak düşürücü sürelerini dikkate almak.

Avukat Yusuf Taşkın – Diyarbakır Ceza ve Boşanma Hukuku Uzmanı Çekte Hapis Cezası Var mı ? Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu.
Avukat Yusuf Taşkın – Diyarbakır Ceza ve Boşanma Hukuku Uzmanı
0537 629 97 68
En Üst